Almanlar Kazanınca Biz de Kazanmış Olacak mıyız?

Güliz Aksoy

 Almanya denince ilk akla gelen disiplinli çalışmayı kural haline getirmiş, sağlam ve güveli otomobiller yapan kısaca sanayi açısından gelişmiş bir ülke akla gelir. İşte Almanlar 2011 yılında hayatımıza bir yenilik daha eklediler: Endüstri 4.0
Endüstri 4.0 terim olarak dördüncü sanayi devrimi anlamına geliyor. İlk sanayi devrimi su ve buhar gücü ile üretim mekanizmasının üzerine kuruluyken onu ikinci sanayi devrimi olan elektrik enerjisi sonrasında ise üçüncü sanayi devrimi olan dijital devrim izledi. Şimdi sahne Endüstri 4.0’ın.

Endüstri 4.0 ya da 4. Sanayi devrimi terimi ilk olarak 2011 yılında Almanya Hannover Fuarı’nda kullanıldı. Ekim 2012 yılında ise Robert Bosch GmbH ve Henning Kagermann çalışma grubu oluşturarak hazırladıkları 4. Sanayi Devrimi öneri dosyası Alman Federal Hükümeti’ne sunuldu.  Alman hükümeti imalat gibi geleneksel sanayiyi bilgisayarlaşma yönünde teşvik etme ve yüksek teknolojiyle donatmak konusunda öncü oldu. Bu yeni endüstrideki amaç uyum, kaynak verimliliği ve ergonominin hem müşteriler hem de iş sürecindeki iş ortaklarının entegrasyonunu temsil etmekte. Böylece hayatımıza binlerce yeni terimden birini daha kazandı.

Öncelikle teknik açıdan bakacak olursak; Endüstri 4.0 birçok otomasyon sistemini, veri alışverişi ve üretim teknolojilerini içeren kolektif bir terim. Bu devrim nesnelerin interneti, hizmetlerin interneti ve siber-fiziksel sistemlerden oluşan bir değerler bütünüdür.  Ancak bunu doğru okumak gerekir: Bilgi ve iletişim temelli yeni bir dünyaya geçişimizin üretim ve hizmet sektöründeki bir tezahürüdür aslında Endüstri 4.0. Sanayi çağı artık bir üst kategoriye geçmiştir.

Öte yandan Endüstri 4.0 sadece yazılım ve donanım anlamında en ileri teknolojiyi oluşturmak demek değil. Vizyonunuzu ve bakış açınızı farklılaştırmanızı gerekli kılan değerler arası bir sistemdir.  Bu yeni sistemi akıllı şehirlerin, yapay zekaların, büyük verilerin kol gezdiği kocaman bir ülke diye Türkçeleştirmemiz mümkün.  X kuşağının en fütüristik çizgi filmi “Jetgiller” gerçek olmak üzeredir.

Yapay zekanın öfkelenmesi, insan vücuduna internete bağlanabileceğimiz implant’ların yerleştirilmesi, sanal gerçeklikte suretlerimizin bizim yerimize çalıştırılması, klon ya da cyborg askerlerin üretilebilme ihtimallerinin etik ve toplumsal tartışmaları bir yana; mesajı doğru okumak gereklidir.

Özetle üretken olabilmenin temelinde değişime ve gelişime açık olmak, dünya gerçeklerini teknolojik vizyonlar ile birleştirebilmek ve “cesur yeni dünya”nın içinde yer alabilmek için kendi versiyonumuzu da 4.0’a yükseltmemiz elzem. Ancak o zaman Almanlar kazanınca biz de kazanmış sayılırız.
Endüstri 4.0 için bizi izleyemeye devam edin…

Bir Cevap Yazın