Siyasetin Dijital Macerası

24 Haziran 2018 seçimleri Türkiye’de hiç olmadığı kadar heyecanlı geçecek. Bunun en büyük sebeplerinden biri tüm Cumhurbaşkanı adayalarının, partilerin ve millet vekili adaylarının sosyal medya varlıklarını ilk defa ciddiye alarak yönetmeleri.

77, 75, 64, 61, 54, 45. Nedir bu sayıların anlamı?

Tüm bu sayılar (biri hariç) Baby Boomers kuşağının cumhurbaşkanı adayları. Sırasıyla; Karamollaoğlu (77), Perinçek (75), Erdoğan (64), Akşener (61), İnce (54) ve Demirtaş (45) yaşında.

Baby Boomers olarak bilinen bu kuşak; soğuk savaşı, aya seyehatin gerçekleşmesini, Woodstock günlerini yaşamış, hayatlarına damga vuran en önemli teknoloji TV olmuş ve iletişim aracı olarak analog telefon ile büyümüş bir neslin evlatları. –Demirtaş’ı yaşı itibariyle bu kuşağın dışında tutuyorum. Kendisi X Kuşağına mensup olup rakiplerine göre bir “tık” daha teknolojik bir dünyanın içindendir.–

Seçim vaadleri ve iletişim mesajları açısından bakıldığında (Medya ambargolarının da yaratıcılıkta etkisini resmin içinde düşünmek kaydıyla) ilk defa ciddi ve planlı bir dijital medya kampanyası yürütmektedirler.

Bu X kuşağı liderlerinin dijital dünyayı -geç de olsa- keşfetmelerinde bu seçimde ilk defa oy kullanacak 1,5 milyonun üzerinde 18 yaşında genç olmasının etkisi hesaplanmış gibi gözüküyor. Özellikle Twitter hesaplarını iyi yönetmeleri; mesajlarını aynı biçimde ve sürekli tekrarlamaları, mesaj sayılarını sınırlı tutmaları, hele hele konvansiyonel medyada yayınlanan reklam filmlerinin sosyal medya platformlarında ve dijital pazarlama alanında bilinçli ve planlı kullanmaları gerçekten takdire şayan. Ayrıca neredeyse ilk defa salt “koyu siyaset” konuşmayıp insana ve duyguya dokunan söylem ve eylemlerde de bulunuyorlar.

Kısaca işlerin üzer4inden geçecek olursak; Karamollaoğlu’nun özellikle Saadet Partisi destekli kampanyası “hikaye anlatımına” ve “hikaye kullanımına” güzel bir örnek teşkil ederken, etiket (hashtag) kullanımı da akıllıca.


İnce’nin sosyal medya hesap yönetimi ise zamanı ve gündemi oldukça iyi kullanıyor. Miting performansı yanında; teknoloji vurgusunu gençlerin dili ile yapması ve “selfie” imzaları da işe renk katıyor. Kampanya ile eş zamanlı olarak Kılıçdaroğlu’nun parti adına “Karikatür Adam” sıfatına verdiği cevap da gerçekten gençlerin epeydir özlediği ve sahalarda görmek istediği hareketlerden.


Demirtaş’ın “kettle” ile attığı tweetler ve facetime üzerinden parti merkezinde düzenlediği miting ise konuşulmaya değer.

İyi Parti’nin ise özellikle iphone ekranını kullanarak “mood aktifleştirme” özelliğini kullanması şık hareketlerden oldu.

Özgürlük Modunu 24 Haziran'da aktifleştir. 🙂

A post shared by Taylan Yıldız (@taylanyildiz) on

Diğer taraftan Google’da aranan, belli başlı gündeme ait kelimelere reklam vererek gerçekleştirdiği dijital pazarlama stratejisi de alkışladıklarımız arasında.

Erdoğan’ın ise Twitter üzerinden gençlere seslenerek; “sahurda çaya gelmek istediğini” belirttiği tweet ise -samimiyeti tartışılmakla birlikte – şimdiye kadar Erdogan’nın yaptığı en mecraya uygun çalışma.

Perinçek ve iletişim ekibinin ise yalnızca sosyal medya platformlarında var olduklarını ancak yarışta olmadıklarını söylemek mümkün.

Umarız partilerin ve liderlerin bu çabaları “Geç buldum, çabuk kaybettim” şarkısına dönüşmez. Bizler de izlemeye ve yorumlamaya devam ederiz.

Bir Cevap Yazın